Arşiv Temmuz, 2007

Düden Şelalesi Gezisi

30 Jul 2007

4 senedir Antalya’da yaşamama rağmen Düden Şelalesine ilk kez geçtiğimiz cumartesi günü gidebildim. Varsak Kasabasını aşağı yukarı 1 km geçtikten sonra sağ tarafta bulunuyor. Doğal güzelliği insanların çöpleri bozmaya çalışsa da ben ilk kez gittiğim için çok sevdim. Resimlerini ilgili kısma attım, Girişte antik mezar bulunuyor.Düden şelalesine ise mağaradan giriliyor. “Şelalenin arkası” efsanesini de orada bulunan insanlarla yaşamış oldum :) ) bir vadi içinde gürül gürül akan 2 şelale var, vadinin sağ tarafında mağaralar bulunuyor. 600 yıllık “Doğu Çınarı” inanılmaz güzellikte.

Diğer resimlere ulaşmak için : TIKLAYINIZ!

Burak Eldem

27 Jul 2007

Burak Eldem'in Kitapları

Zor bir işe kalkıştığımın farkındayım elbette, Burak Eldem hakkında bloga 2 satır yazılacak bir insan değil. Nasıl başlamalı? Burak Eldem Stüdyo İmge’nin kurucusu ve ilk editörüdür,rock müzik üzerine yazılar yazdı, kitaplaşmış eserleri mevcuttur. 1987-1995 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesinde gazetecilik,çeşitli dergilerde ve internet sitelerinde yazı işleri müdürlüğü yaptı.TRT’de “Rock Günlüğü” ve “Hayalden Öte” adlı müzik programlarını hazırladı, “Video Müzik Türkiye” programının da yapım ekibinde görev yaptı. 1995 yılında Evrensel gazetesinin de yazarları arasında yer aldıktan sonra, 1997-1998′de Show Basın‘ın haftalık dergisi “Telestar“ın yayın danışmanlığı görevini yürüttü. Eldem’in, “Bob Marley ve Reggae” (1985), “Rock Tarihi” (1985) ve “Mayıs Çiçeğinden Barış Türküsüne” (1986) adlı yayımlanmış üç kitabı bulunuyor. Ama Burak Eldem bu kitapları ile olduğu kadar asıl bombasını 2012 Mardukla Randevu kitabı ile yaptı. Bu kitap “Saklı Tarih” adını verdiği 3 ciltlik çalışmanın ilk kitabıydı ve ülkemizde olduğu kadar yurtduşında da ilgi gördü. Bu kitapta çok yoğun arkeoloji,antropoloji, felsefe ve eski medeniyetlere yönelik ince ince işlenmiş bilgiler ve çok zekice kurgulanmış akıl yürütmeler vardı.Eski Mısırdan,Sümer’den,Babil’den,Mayalar’dan derlenen bilgilerin ışığında yakın gelecekte gezegenimiz bir değişim yaşayacaktı : Marduk (Ni.Bi.Ru) adlı bir gezegen 3661 yıllık yörünge periyodu ile dünyamıza yakın geçişler yapıyordu ve bu gezegen 2012 yılında yine semada görünecekti.. Kitap baştan aşağı dikkatle okunduğunda kesinlikle ikna edici bilgilerle dolu, kitabı arkadaşlarımızla tartıştık , farklı kaynaklardan da okumaya çalıştık. Bu alanda Zecharia Sitchin‘in yazdıklarını da okuduk. Biz ikna olduk diyebilirim. Ardından Burak Eldem “Seni Tılsımlar Korur” adlı bir roman çıkardı. Bir solukta okduğumuz roman Burak’ın ne kadar yetenekli bir romancı olduğununda göstergesiydi aslında, roman ; “insanlık tarihinin en eski dönemlerine ait büyük bir gizemi; beş bin yıldır varlığını koruyan acımasız bir gizli örgütü; yalnızlığı ve yabancılaşmayı; insan hücre yapısı ve DNA üzerinde çok gizli bir çalışmayı yürüten bilim adamlarını; güç ve iktidar mücadelelerini; rüya ve vizyonların bilinmeyen dilini ve yazgısını adım adım izlemek zorunda kalan bir adamın serüvenini fantastik bir örgü içinde” anlatıyor. Romanın ardından herkes Saklı Tarih serisinin 2. kitabını merakla beklemeye koyuldu. ve nihayet serinin 2. kitabı “Fraternis- Kayıp Kitaplar, Gizli Kardeşlik” adlı kitap çıktı. Ana Tanrıça Kültü , Aydınlanmanın gerisinde yatanlar, Roma imparatorluğu döneminde Sibylline rahibeleri ve kitapları, gizli örgütlenmeler, Masonluğun kökenleri,İlluminati ile “en eski bilgi” nin nasıl saklandığına ışık tutuyordu. Burak Eldem’in yine yoğun emek harcayarak yazdığı kitap, okuyucularını birkez daha şaşırtmayı başarmış, araştırmaya yönlendimişti. Şu sıralar Saklı Tarih serisinin 3. kitabı üzerinde çalışmaktadır. Merakla bekliyoruz.. 2012′ye 5 seneden az kaldı…

Kaynaklar/Tavsiyeler :
* Burak Eldem Resmi Sitesi
* Burak Eldem Official Site (English)
* Seni Tılsımlar Korur Site
* Marduk 2012 Blog
* Ekşi Sözlük – Burak Eldem
* Burak Eldem’in DerKi sitesindeki yazıları

Mac OS X (Machintosh)

26 Jul 2007

İşletim sistemleri arasında herhalde en fanatik olunanı Mac OS‘dir (Machintosh Operating System) UNIX tabanı üzerinde yükselen iki işletim sistemi var birisi bildiğiniz gibi Linux (bir çok türevi bulunmaktadır. En çok bilinenleri, Ubuntu, Debian Mandriva, Suse, Fedora, Pardus gibi) Apple şirketi tarafından piyasaya sürülen yeni versiyonu Mac OS X (Tiger ve Leopard) ile İntel çekirdeği üzerinde de çalışmaya başladı. Bu bazı fanatikler açısından ticarileşmesi ve Mac OS felsefesinden uzaklaşması demek olacağından çok eleştirildi. Çünkü Mac OS aslen BSD ve Mach mikroçekirdeği üzerine kurulu, açık kaynak bir işletim sistemi olan Darwin‘e dayanır. Apple bu sistemi kendi amaçlarına göre geliştirdikten sonra Mac OS X kullanıcı arabirimi olarak Aqua‘yı geliştirmiştir. Sistemin çekirdeği ve bazı bileşenleri açık kaynak olmasına rağmen, çoğu bileşeni açık kaynak değildir.Bu önceden sadece machintos bilgisayarlarında çalışıyorken şimdi İntel sayesinde Windows ve Linux’la da beraber çalışabileceği anlamına geliyor.Türkiye sitesinde Mac OS X için şöyle denmekte ; “Mac OS X Server -Linux sistemlerin karmaşıklığı ve diğer UNIX tabanlı sistemlerin yüksek maliyetlerinden sizi koruyarak- gereksinim duyduğunuz tüm standart çalışma grubu ve internet servislerini kullanımınıza sunar. Mac ve Windows çalışma gruplarını birlikte yöneterek güvenli ve verimli bir işbirliği kurabilirsiniz..” Bu ifadenin çok doğru olduğunu sanmıyorum Linux kullanan birisi olarak. Windows kullanan birisi için elbette Linux kullanmak ilk başta zordur, katılıyorum ama öğrenilemez diye bişey yok. Ayrıca Linux “ücretsiz“dir. Linux’un en önemli versiyonu kabul edilen Ubuntu’nun Ubuntu Studio’su dahil hiçbirşey için “para” ödemezsiniz. (Ubuntu Studio ile bir çok Hollywood filmi hazırlanmıştır. Mesela Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter. Pixar Animation Linux kullanmaktadır)

Mac OS X fanatikleri tarafından da kıyasıya eleştirilmektedir. Bence Türkiye’de ki en iyi Mac OS sitesi “Mac Dünyası” adlı wordpress tabanlı sitedir. Machintosh ile ilgili bir çok bilgiyi bu sitede bulabilirsiniz.

Kaynaklar :
Mac OS Türkiye
Mac Dünyası
Mac OS Vikipedi

Swastika (Svastika)

26 Jul 2007

Çoğumuzun Faşist Nazi Almanyası döneminden aşina olduğu bu sembolün aslında faşizmle bir ilgisi olmadığını biliyor muydunuz? Yandaki resim Nazi Swastikası ancak aslında bu sembol eski çağlarda Hinduizm, Budizm ve Jainizme göre kutsaldır. Swastika (yada svastika) sanskrit dilinde [su (iyi) ve asti (olmak)] “İyi olmak, mutlu ve sağlıklı olmak” anlamına gelmektedir. Sembolün kökeni daha da eskilere gidildiğinde Mayalar, Navarrolar ve Sümerlilere kadar uzanır (M.Ö 4000) Birinci Dünya Savaşında sonra kurulan Nazi (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei National Socialist German Workers Party – Milliyetçi Sosyalist İşçi Partisi) Partisi tarafından sembol olarak seçildi. (Bu arada Nazi kelimesi Almanca National ve Socialismuz kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir :Nationalsozialismus)

Svastika Hinduizme Vişnu’nun 108 sembolünden birisidir. Başarı ve uğurun yanısıra güneşi simgelemektedir. Kolları dört elementi simgeler (toprak,hava,ateş,su)
Kaynaklar :
Svastika Vikipedi
Ekşi Sözlük Svastika