Annelerimiz çocukken bizlere kızdıkları zaman ki bu zamanlar muhtemelen annenin çok yoğun ev işi yaptığı zamana denk gelen şımarıklıklarımız anıdır, anne öfke ile ayağında ki yada etrafında ki darbeli silahı çıkararak fırlatır.. işte o an çocuğu yapabileceği neredeyse hiç bişey yoktur gayri ihtiyari eller başı koruma amaçlı kapanıp fötüs kıvamında bir duruşa geçilse de terlik açık bıraktığınız yerde patlar, akabinde -eğer ağlıyorsak- daha feci bir çığlıkla durumu protesto etmeye kalksak bile muhtemelen annenin elindeki 2. terliği görünce kendiliğinden susarız uslu bir çocuğa döneriz adeta..
Bir gün annemi herhangi bir yaramazlık anımda epey bi sinirlendirmiştim (bundaan 21-22 sene önce) o zaman ki evimizde bana upuzuuuun gelen bir koridorun çıkış kapısına yakın olan tarafında mızıklanıyorken annemin havada kavisler çizerek bana doğru gelen terliğini gördüm, bir gafletle kaçmayı düşündüm sırtımı döndüğüm anda terlik adeta “vraşşşakk” diye sırtıma eklenmişti. Ben avazım çıktığı kadar höykürmeye yeltenirken havada kavisler çizen ikinci terliğin sesini işittiğimde hızla yere çömeldim başımın üzerinden uçarak (saçlarımda dalgalandı tabi) kapıya çarptı.. O an annem gözümde bambaşka birisi olmuştu. Müthiş bir fizikçiydi adeta, hedefini attığı anda vuran bir kahraman
annemle bu anılarımızı hatırlayıp güleriz, şimdi yaşlandı biraz tabi valideciğim ama “istersen aynı hız ve isabetle atarım” diyor…
) Teşekkürler benim biricik annem



30 May 2008 5:55 am
= )