Arşiv Ağustos, 2008

Kaş – Kekova

23 Aug 2008

Tatile Geldik Hacılar :)

Bir sene önce zevcemle birlikte evlilik yıldönümümüzü Adrasan (Çavuşköy) de kutlamıştık. Bu sene Kaş’a gitmeye karar verdik. Tatil sezonu olduğu için uygun pansiyon bulmakta biraz zorlandığımızı söyleyebilirim. Hermes Pansiyon‘da yer ayarladık. Tatile gitmek isteyenler eğer internet üzerinden araştırma yapacaklarsa www.neredekal.com adlı siteye bakmalarını tavsiye ediyoruz.

Antalya’dan yaklaşık 2,5 saatlik bir yolun ardından, Finike-Demre-Kaş arası yorucu virajları da atlattıktan sonra tepenin ardından muhteşem manzarası ile Kaş görünüyor sakın şaşırmayın :) Biz önceden rezervasyonumuzu yaptırdığımız için Hermes Pansiyona doğru yola çıktık. Zaten gidecek olursanız siz de göreceksiniz, Kaş oldukça küçük, biraz hallice bir sahil kasabası gibi görünüyor.. ama gündüz! Hermes Pansiyonun adından etkilenipte içeride eski Yunan’dan, Mısır’dan konuşulduğunu, entelektüellerin toplanma yeri olduğunu zannetmeyin :) Apartmandan apartma bir pansiyon işte, fiyatı uygun hacı ;) temizlikte eh fena değil hani. Öğlen yerleştiğimiz için şöyle Kaş’ı bir gezelim diye düşündük. Küçük Ev adlı lokantada yemek yedik. Dışarı oldukça sıcak ve nemli olduğundan biraz dinlenip yüzmeye gidelim dedik.Yüzebileceğiniz 2 yer var Kaş’ta ; Birisi “Küçük Çakıl“, diğeri “Büyük Çakıl“.. Küçük Çakıl plajı hakikaten de çok küçük bir koy yanyana 3 kişi zor sığıyor :P yok şaka, 4 kişi. Tamam tamam 10 kişi anca ;) suyu da hakikaten buz gibi. Yalnız plaja giden 2 yol var, artık şansınıza, aniden belir! efektiyle ortaya çıkıveren 150 kedi babası olduğu iddiasını taşıyan, büyük göbeği ile birisi beliriverebilir. İki şansınız var. Ya “Sorry, I can’t understand, I can’t speak Turkish” demeniz -eğer Göbek ingilizce bilmiyorsa- ya da üzerinize para almamanız. Eğer paranız varsa ve az buçuk bile ingilizce yoksa, 20 YTL gitti ben diyeyim size, elinizde plastik mavi bilezik ve bir nazar boncuğu ile kendinizi küçük çakılın serin suları önünde bulmanız kaçınılmaz olacaktır.

Old House Pub

O gece Old House adlı puba gittik, çınarın hemen altında, meydanda. Genelde latin, jazz tarzı müziklerin çalındığı hoş bir mekan. Gündüz ile Gece arasında acayip bir fark Kaş’ta, gündüz alelade bir yer, terkedilmiş bir kasaba gibi olan Kaş, gece bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Değişim hakikaten çok şaşırtıcı, ışık okyanusu içinde küçük meydanda, ara sokaklarda hayat cıvıl cıvıl oluyor. Bir çok bardan yükselen müziğin eşliğinde limandaki teknelerin, yakamozun oluşturduğu ahenk görülmeye değer.. Kaş gece çok güzel bir yer haline geliyor..

My Love and Me

Ertesi gün, madem geldik o halde neden Kekova‘ya gitmiyoruz diye sorduk kendimize, Parasailing, yamaç paraşütü (paragliding), ve aletli dalış (scuba diving) gibi aktiviteleri de var parası olana tabi (Broşürden Alıntı : “Kaş’ı Kalbimizde Dalsak da mı Saklasak, Dalmasak da mı Saklasak DALIŞ!” O anda ben ve eşim büyük travmanın kenarından döndük deyim siz anlayın) “Altı Camdan” (Glass Bottom) olan bir tekneyle saat 10 gibi Kaş Limanından ayrıldık. Bu bizim ilk tekne gezimiz, ilk tekne gezisine çıkacak olanlara uyarısı olan insanlardanız artık :) ) Çay için!! Asla çay servisi yapanları reddetmeyin ASLA! ne zaman “Abi çay?” deyip tepsiyi uzatanda sen sakın ol “abi almayayım” deme! Yoksa 4 bardak içmişsen ödersin 3 bira 2 çay parası ansızın, o sebeple diyelim ki adam 10 sefer mi yaptı 10 seferde de alacaksın!! 4.’de “abi yeter” mi dedin yandın ey dost!! (10 bardak çay 3 biradan ucuzdur) :) ) İşin şakası bir yana tekne yönetiminin 35 YTL’lik bilet parası yetmiyormuş gibi, bir de içerde ZORLA çay,meşrubat,bira “ittirme” çabasını anlayamadım. Neyse yaklaşık 8 saatlik (mesai gibi lan, ama eylenceli :P ) mükemmel tur yaptık. Lahiti, Roma kalıntılarını, Kral mezarlarını gördük.. Meis’i, Kale Köyü (ada), Lahit adasını, Batık Kent’i gördük.. Tersane koyunda, Akvaryum koyunda, Karaloz koyunda, Burç koyunda yüzdük.. Yaklaşık 2500 yıl önce meydana gelen deprem sonucu Akdeniz’e gömülen şehirden geriye çok bişey kalmamış, çömlekler, sütunlar, araba lastikleri falan kalmış, evet evet araba lastikleri :) )

Harry's Bar

Akşam Harry’s Bar’a gittik. Çünkü bir an kulaklarımıza “Zombiiee, Zombieee uaaah ooaaah” sesleri çalınınca Ahanda dedik, Rock Bar’ mı YOKSA!!! Tam olarak değil ;) Barın sahibi İrfan soft rock seven bir genç, sinevizyon eşliğinde bu tarz parçalar çalıyor. Küçük bir bar, Lonely Planet adlı sitede krokisi, adresi ve telefonu var : http://www.lonelyplanet.com/worldguide/turkey/kas/entertainment/1000449426 Eşime tam hadi kalkalım dediğim anda “Red Hot çalarsa kalalım mı?” demesi, ardından “Californication” parçasının çıkması!! Benim de “Kız para dileseydin ya lan” deyip hanzoluk etmem… :) )) Velhasılkelam güzel bir günü sonlandırmak ve Osiris ile Horus arasında süregiden düşmanlığı irdelemek için pansiyonumuz Hermes’e gittik :P Ayrıca rock müzik dinlemek isteyenler için Mavi Bar ve Sun Bar adlı yerler önerildi. Mavi’yi dışardan gördük, fena değil gibi duruyor, çalınan müzikler hard’n heavy ama gelenler tiki gibi :) Metallica’dan “Sad But True” duyduğumuzu düşündüğümüz Sun Bar’a gidemedik, çünkü yerini bulamadık :’((

Kaş, Küçük Çakıl

Tatilimizin 3. gününde sanki bana Kaş bitmiş gibi geldi, hani gezdik dolaştık eee?? İnternet cafe, gazete, yemek vs güneş batmaya yakın Büyük Çakıl’a gitmek için oyalandık. Güneş batmaya yakın gidelim dedim çünkü üstünüze afiyet beyaz tenimin büyük kısmı kırmızıya döndüğü ve acıdığı için efenim, öyle yapsak daha iyi olur diye düşündüm ben. Büyük Çakıl, plajımtrak tadıyla küçük çakıla göre hallice durumuyla sosyal bi alan. Ama ben Kaş yerli girişicimsinde ki aktifliğe hayran kaldım, daha Büyük Çakıl’a bismillah demişken arkamızdan “Hallo, Hallo, Heeyy” sesleri yankılandı vadide. “Yemek yersen, şezlonga para vermezsin, yemezsen paranı alırım” tadında ki, mecburen her iki anda da yolunacaksam madem ucuz olsun deyip, 2 kahve içip yırtma çabamız var ki o da takdire şayandı. Buradan okuyuculara sesleniyorum “Oğlum, iki adım yer hacı, yürüyün taksiye 600 metre için 10 YTL verip de tüm gün plajda “La Nooli, Nooldu Lan az önce” diye düşünmeyin” derim ben. Plajın olayı şu ; şimdi yer alabildiğine kaya, çakıl falan bir de baya tsunamsi dalgalar düşün, işte yüzemiyorsan bunun adı eğlence anladın mı.. Olayı bu Büyük Çakıl denen yerin (giremedim diye kıskanmadım!!) Akşam yürüdük tabi, insan deneyimleyerek öğrenen bi canlı.. Kaş yine olanca güzelliği ile önümüze çıkınca, İkimiz de durduk biraz, oturduk, canlılığı içimize çektik, insanları izledik, müzikleri dinledik.. Kaş gece çok güzel..

Kaş ;

Avatar “Sozin’s Comet” Final Battle

11 Aug 2008

Sozin's CometHayranı olduğumuz Avatar 3. Sezonu, 3. Kitap “Ateş” 21. bölümle birlikte sona ermiş oldu. 3. kitap 15 bölüme kadar yazılmış ve 15. bölümün ardından bi süre ara vererek temmuz ayında 16. bölümle birlikte yeniden gösterime girmişti.

16. Bölüm ; “Southern Raiders” (Güneyli İstilacılar) adlı bölümde Zuko, Hava Tapınağına sığınan Avatar ve arakaşlarına saldıran Azula ile karşılaşır. Grubu korumak, onurunu yeniden inşaa etmek için “aydınlanmış” olan Zuko “sonun yaklaşmasından önce” dikkati dağılan ve kibri ile gözleri kör olmuş kardeşi Azula karşısında kahramanca dövüşür. Bu cesaretli tavrı ile grubun da sevgisini ve saygısına kazanan Zuko’ya karşı Katara hala öfkeyle doludur.. Zuko ve Katara arasında geçen konuşmalarda, Zuko, Katara ve Sokka’nın annesinin bir Ateş Ulusu saldırısı sırasında kaçırıldığını öğrenir. Sokka’dan Annesinin nasıl kaybolduğunu öğrenen Zuko, Katara’yla arasındaki buzları eritmek için annesini kaçıran “Güneyli İstilacılar” adlı gruba nasıl ulaşacağını gösterir… Bu bölüm “intikam” duygusunun denetlenmesi ile ilgili çarpıcı diyaloglar ve affetme teması üzerine kurulu.. Annesini kaçıran kişiyle karşı karşıya gelen Katara, artık iyice yaşlanmış Ateş Ulusu askerini öldürebilecekken bundan son anda vazgeçer..

17. Bölüm ; “Ember Island Players” (Ember Adası Oyuncuları) Ember adasında, Avatar ve arkadaşlarının yolcukları üzerine bir tiyatro düzenlenildiğini öğrenen grup, oyunu izlemek için adaya giderler. Oyunu izlerlerken kendileri ile yüzleşir grup üyeleri. Ember Adası Oyuncuları, oyunun sonunda Avatar Aang’in Ateş Lordu Ozai karşısında yenildiğini gösterir.. Avatar Aang zaten bir süredir, Ateş Lordu Ozai ile karşılaşmasının nasıl biteceğini, ne yapması gerektiğini düşünmektedir. Oyunun sonu moral bozucudur. Zuko kardeşi Azula tarafından öldürülür, Aang’de Ozai karşısında yenilir ve Ateş Ulusu dünyaya egemen olur. Aang’in kaderi acaba oyunun sonu gibi mi olacaktır?? Bu bölümde Avatar ve arkadaşları kendilerini bekleyen büyük sonun gizemi ve kaderin yolu ile ilgili duyguları üzerinedir. Katara ile Aang arasında ki yakınlaşma bu bölümde bozulur..

18. Bölüm ; “Sozin’s Comet Part 1 – Phoenix King” (Sozin’in Kuyruklu Yıldızı Bölüm 1 – Zümrüdü Anka Kralı) Sozin’in Kuyruklu Yıldızı bir önceki geçişinde Ateş Ulusunun gücünü arttırmış ve bu güçle birlikte saldıran Ateş Ulusu yaklaşık 100 yıl önce Hava Ulusunu yoketmiştir. Aang bu saldırıdan önce kaçıp bir buz küresi içerisinde yaklaşık 100 yıl kadar kaldığı için kurtulmuştur. Acaba kaderin bu noktada Avatar Aang’ yardım ettiğini düşünebilir miyiz? Çünkü son Avatar Ateş Ulusundan Roku’ydu. Roku’nun adasındaki yanardağ patlaması sonucu ölmesinin ardından Ateş Ulusu dünyaya savaş ilan etmişti. Bir sonraki Avatar’ın Hava Ulusundan çıkacağını bilen Ateş Lordu, Hava Ulusuna saldırmıştır. Bu saldırının ardından Avatar’ın öldüğünü düşünmüşlerdi.. Sozin’in Kuyruklu Yıldızının Ateş Ulusunun gücünü arttırdığını bilen Ozai, Dünyadaki istilaya artık son şeklini verip Ba Seng Se’ye saldırarak mutlak egemenliğini ilan etmeye karar verir.. Kendisine dünya imparatoru anlamına gelecek şekilde “Phoenix King” adını verir. Dünyayı ateşiyle yakacak ve yeni dünya küllerinden yeniden doğarken Ozai, tüm dünyanın Kralı olacaktır. Ozai, Ateş Ulusu ile ilgili yetkilerini de Azula’ya devretmeye karar verir…

19. Bölüm ; “Sozin’s Comet Part 2 – Old Masters” (Sozin’in Kuyruklu Yıldızı Bölüm 2 – Eksi Ustalar) Avatar Aang’in kafası oldukça karışıktır. Çevresindeki herkes Aang’in, Ozai’yi “öldürmesi” gerektiği yönünde hemfikirdir. Oysa Aang, her hayatın kutsal olduğunu, sonunda bir hayatı yoketmeden de çözülebileceğini söyler, ama kendisi de bunu nasıl yapacağını bilmiyordur. Katara, Sokka, Zuko son bu kadar yakınken Aang’in bu kafa karışıklığa anlam veremezler. Aang, Ozai ile karşılacak, Ozai’yi yenip öldürecek ve dünyaya barış getirecektir. Oysa Aang, “öldürme” kısmından oldukça rahatsızdır. Aang günümüzdeki Tibetli Budist rahiplere benzeyen toplum olan Hava Ulusunun son ferdidir. Hava Ulusu toplumu gibi manevi dünyaya önem veren, hayatın kutsallığına inandıkları için et yemeyen (vejetaryen), spirütüel yönden gelişmiş bir toplumun içinde büyüdüğü için Aang “can alma” konusunda kafası hayli karışıktır. Bir gece Momo ile birlikte uyuyorarken Aang bazı sesler duyar, seslerin kıyıya yakın bir adadan geldiğini görür. Oysa bu ada bir gece önce yoktur! Avatar yarı trans halinde adaya doğru ilerler.. Ertesi gün savaşmak için hazırlanan grup Aang’in kayıp olduğunu farkeder.. Aang’in aslında ada zannettiği şey, eski dünyanın en eski ustalarından birisi olan dev aslan kaplumbağasıdır. Avatar Aang ne yapacağı konusunda eski Avatarlardan da tetmin edici “bilgelik” alamadığında, Aslan Kaplumbağası, Aang’e ; “Gerçek bir akıl, yalanlar ve yanılsamaların arasından kaybolmadan yolunu bulur. Gerçek bir kalp ise zehir dolu nefrete zarar görmeden dokunabilir. Bu zamanın içinde karanlık büyümeye devam etse de, her zaman aydınlığın etrafı arıtması için eğilmeyi de bilir.” bilgeliğini verir ve ona çok eskiden Avatarlar yokken bildikleri bir yöntemi de öğretir. Bu yöntem Ozai ile karşılaşmasının sonunda Aang tarafından kullanılacaktır… Bu arada Zuko, Sokka, Katara, Toph Aang’in kaybolmasının ardından onu aramaya çıkarlar. Ancak Aang’in nerede olabileceği konusunda hiçbir fikirleri yoktur. Zuko, amcasının kendilerine yardım edeceğini düşünür ve rotayı Aang’den Iroh’a doğru çevirirler. Zuko ile amcası Iroh arasında oldukça duygusal bir an yaşanır. Iroh, Zuko’ya asla kızmadığını, kaybolmuş olduğunu, ancak yolunu yine kendisinin bulduğunu söyler. Amcası gizli bir örgütlenme olan “White Lotus” (Beyaz Lotus) ‘un lideridir. Beyaz Lotus her ulustan eski ustaların oluşturduğu dervimci bir birlikteliktir ve bu Kardeşlik Be Seng Se’deki Ateş Ulusu işgalini bitirmek üzere yola çıkar. Zuko, Katara Azulaya doğru giderlerken, Sokka, Toph ve Suki, Ateş Ulusu hava gemilerinin karşısında çıkmak üzere ayrılırlar.. Aang bir tepede Ozai’yi bekler.. Kuyruklu Yıldız atmosfere teğet geçmeye başlar ve gözkyüzünü kızıllık kaplar.. Ozai “Bu dünyayı alevlerin içinde sonlandırmanın vakti geldi. Ve yeni dünyanında küllerin arasından doğmasının vakti..

20. BölümSozin’s Comet Part 3 – Into The Inferno” (Sozin’in Kuyruklu Yıldızı Bölüm 3 – Cehenneme Doğru) Bu bölümde Zuko ve Katara, Azula’nın taç giyme töreninde karşılaşmak için Ateş Ulusuna doğru Appa ile giderlerken, Sokka, Toph ve Suki de Ateş hava gemilerine sabotajlar düzenlemek için yola çıkarlar. Azula iktidarı ele geçirdiğinden beridir, dengesini kaybetmiş, sahip olacağını düşündüğü güçle neredeyse çıldırmıştır. Zuko ile Azula’nın karşılaşması oldukça güçlü olur. Azula yıldırım bükme yeteneğini Katara’ya doğru yönelttiği anda Zuko araya girerek yıldırımı durdurur ancak kendisi de ağır yara alır. Katara ile Azula’nın karşılaşmasında, Azula’ya göre zayıf olan Katara, çok zekice hamleler yaparak Azulayı yener. Sokka, Toph ve Suki bir ateş hava gemisini ele geçirirler ve o gemi ile diğer gemilere çok ağır hasarlar vererek, kahramanca bir dövüş çıkarırlar. Ateş Kralı yeni adıyla Zümrüdü Anka Kralı Ozai, Be Seng Se’ye doğru Kuyruklu Yıldızın verdiği güçle ilerlemeye önüne çıkan herşeyi yakmaya başlar.. Bu arada Beyaz Lotus kardeşliği de Ba Seng Se’ye doğru harakete geçip işgali devirerek yeniden Ba Seng Se’yi özgür kılarlar. Ateş Lordu Ozai ile Aang ilk kez karşı karşıya gelirler. Aang, Ozai’ye savaşmanın gereksiz olduğunu, buna şimdi son verebileceklerini söylese de, Kuyruklu Yıldızın etkisiyle gücünün sınırlarını zorlayan Ozai bunu reddeder. Ve kehanetlerde de sözü edilen büyük çarpışma başlar. Aang’in uzun süre savunmada kaldığı çarpışmada, Ozai’nin yönlendirdiği yıldırımı tekrar ona gönderebilecekken bunu yapmaması ile boyut değiştirir. Aang sürekli savunma pozisyonunda kalamayacağını biliyordur, kendini etrafını taşlarla ördüğü bir kayanın içine hapseder…

Avatar State21. Bölüm ; “Sozin’s Comet Part 4 – Avatar Aang” (Sozin’in Kuyruklu Yıldızı Bölüm 4 – Avatar Aang) Avatar Aang’in savunması devam etmektedir. Aang saldırıya geçmez, kendini hapsettiği kaya, Ozai’nin güçlü saldırıları karşısında çok fazla dayanamaz ve Aang, daha önce Azula’nın yaraladığı yerden yeni bir yara alınca Aang bir anda kayaların altında kalır.. Sokka ve Toph kahramanca dövüşürlerken birden kendilerini bir sonun içinde bulurlar. Ancak Suki zamanında yetişerek Sokka’yı ve Toph’u kurtarır. Ozai, Avatar’ı yendiğini düşünüp yıkıntıların yanına gittiğinde, Aang “Avatar Hali” ne girmiştir. Ozai’nin sakalından tutar ve artık saldırıya geçmenin vakti gelmiştir. Aang Avatar Hali’ne geçip tüm elementleri etrafında mükemmel halkalar olarak toplar. Bütün elementleri aynı anda bükerek Ozai’ye saldırır. Şimdi geri çekilme sırası Ozai’dedir. Bir tepede kıskıvrak yakaladığı Ozai’yi Aang yine öldürmez! Avatar halinden çıkar ve Ozai’ye tekrar bir şans daha tanır. Ancak Ozai, Aang arkası dönükken yine saldırmayı dener. Aang iki elini de toprağa sıkıştırarak Ozai’ye diz çöktürür ve sol eliyle kalbini sağ eli ile anlını tutarak. Büyük Aslan Kaplumbağasından öğrendiği “Ruh Bükme” (Spiritbending) haraketini uygular. Ruh bükerek Ozai’nin ateş bükme yeteneklerini alır ve savaşa son verir..

100 yıl süren savaş sona ermiş, dünyada yeniden dengenin inşaa edilebilmesi için gerekli dinginlik sağlanmıştır. Zuko toprak, su ve ateş ulusundan insanların katılımı ile Ateş Lordu tacını giyer ve barışı tesis etmek için Aang ile birlikte çalışacaklarını duyurur. Katara ile Aang arasında ki aşk yeniden başlar. Ve Zuko babasını hücresinde ziyaret edip annesinin nerede olduğunu sorması ile dizi biter…

Uzun zamandır büyük bir ilgi ile izlediğimiz Avatar anime dizisi bu bölümü ile son bulur. Yapımcılar yeni kitapların olmayacağını söylese de, Bazı sorularla bizi başbaşa bıraktıkları için belki ilerde bir güzellik yapıp yeni bölümleri çekerler. Belli mi olur :) )

Avatar ile ilgili Linkler :
Avatar’ın tüm bölümlerine ulaşmak için : http://www.avatarchapters.org/ buradan ister indirerek ister indirmeden bölümleri izleyebilirsiniz.
Avatar Wikia sayfası (İngilizce) : http://avatar.wikia.com/wiki/Main_Page
Avatar Wikipedia Türkiye : http://tr.wikipedia.org/wiki/Avatar_son_hava_b%C3%BCk%C3%BCc%C3%BC
Avatar Wikipedia İngilizce : http://en.wikipedia.org/wiki/Avatar:_The_Last_Airbender
Nickoledeon Avatar Sitesi : http://www.nick.com/shows/avatar/index.jhtml
Avatar Spirit : http://avatarspirit.net/
Avatar forum : http://avatarturkey.forumup.web.tr/
The Last Air Bender Casting : http://www.thelastairbendercasting.com/index.php
Avatar Ekşi Sözlük : http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=avatar+the+last+airbender
IMDB Avatar Sayfası : http://www.imdb.com/title/tt0417299/

Son bir not : Ünlü yönetmen M.Night Shyamalan’ın Avatar’ı film olarak çekmeyi düşündüğü iddia ediliyor. Eğer doğruysa macerayı bir de sinema ekranından izlemek keyifli olacağa benzer…
IMDB Sitesi 2010 The Last Airbender Movie : http://www.imdb.com/title/tt0938283/
http://www.mnightfans.com/avatar/
http://www.variety.com/article/VR1117956950.html?categoryid=13&cs=1