Arşiv Haziran, 2009

Michael Jackson Öldü…

26 Jun 2009

Tüm dönemlerin en acayip, en değişik, en başarılı pop sanatçısı M.Jackson’ın dün kalp krizinden öldüğünü öğrendim. (Kandil Gecesinde) Gittikçe beyazlayan derisi ve çocuk tacizleri iddiaları gündeme gelen M. Jackson eminim her türden müzik dinleyicisinin en az bir parçasıyla ilgisini çekmiştir.. Thriller albümü ile dünyanın en çok satan şarkıcısı unvanının yanısıra King of Pop (Pop’un Kralı) unvanını da hayranları tarafından kendisine verilmişti. İlginç ve unutulmaz klipleri, neredeyse histeriye varan konser şovları ve herhalde gezegene hediye ettiği Moon Walk ile her daim insanlığın ortak hafızasında kendisine bir yer bulacak..MoonWalker filmindeki 45 derecelik açı ile öne eğilme sahnesi ve moonwalk yürüyüşünün yer aldığı kısa video hafızamızı tazelesin

Hoşçakal M. Jackson..

Avatar The Last Airbender Movie 2010

22 Jun 2009

2.Düzenleme (27.06.2009) : Filmin resmi sitesi yayına başladı. http://www.thelastairbendermovie.com/ Türkiye’de 23 Temmuz 2010′da gösterime gireceği yazıyor. İlginç bir ayrıntı gözüme çarptı ; Dünyada ilk Ukrayna’da ve Rusya’da 01 Temmuz 2010 tarihinde gösterime girecek. ABD’de 02.Temmuz 2010 tarihinde. Avrupa’nın bazı kentlerinde Temmuz-Ağustos aylarında gösterime gireceğini görüyorum. Listeye bakmak için ; http://www.thelastairbendermovie.com/intl/releasedates/

1. Düzenleme: “The Last Airbender” filminin official trailer’ı youtube’a düşmüş, buyrun ;

Efendim takip eden veya hatırında kalan bilir, “Avatar Son Havabükücü” adlı animeyi seven, yeri geldiği için DVD’lere yazıp bölüm bölüm üstüne izleyen bittiğinde bir süre hakikaten üzülüp bir süre “naabıcaz ya şindi?” diye gezinen bir şahısım. Bu blogda da bir kaç Avatar yazısı yazmışlığım var ; [1] [2] [3]

Avatar'ı Oynayacak Bebe

Avatar'ı Oynayacak Bebe

M.Night Shyamalan‘ın “The Last Airbender” adlı bir film çekeceğini de duyurmuştum. Film Türkiye’de 27 Ağustos 2010 tarihinde gösterime girecek. Şimdi elbette bir eserin film uyarlaması eğer siz o eserden çok şey almışsanız ve zihninizde onunla ilgili özel bir ifade varsa (bu durum kitapların sinema uyarlamasında daha belirgindir) sizi biraz gerer normal olarak. Shyamalan bu işin altından kalkabilir mi? Bilemiyorum. Son yaptığı film “The Happening” için baya farklı dozda eleştiri almıştı. Bir önceki filmi “Lady in the Water” ise yerden yere vurulmuştu.. Velhasıl kelam bana göre Syhamayalan bu işi kıvıramazsa yönetmenlik kariyeri ağır bir darbe alır, yok başarırsa, başarı alkışlamayı bilir bağrımıza basarız :)

Yalnız o değil de Avatar’ı yandaki bebe oynayacakmış.. (Noah Ringer) bilemiyorum, şimdiden bir gerilme oldu bünyede.. Zuko’yu da gördüm “Slumdog Millionaire” yıldızı Dave Patel oynayacakmış :S Bu haberler üstüste gelince açıkçası gerginliğim artıyor. Slumdog Millionaire filminde başarılı bir oyunculuk sergilese de Zuko’nun karizmatik havası gözümün önüne geliyor da.. Peki Sokka’yı kim oynuyormuş? Twilight (Alacakaranlık)‘ta vampir oğlan mı? Edward olmayan diğeri.. O mu? Yapma yaaa.. (Jackson Rathbone) offf… İyi bişi olmayacak galiba.. Syhamalan kardeş gel vazgeç daha yol yakın “Hacı ben beceremedim, bütçe yetmedi” falan de.. valla..

Çeşitli Kaynaklar :
IMBD : http://www.imdb.com/title/tt0938283/
Syamayalan Fans : http://www.mnightfans.com/avatar/
Avatar Wiki : http://avatar.wikia.com/wiki/Main_Page

2012 Filminin Yeni Fragmanı Yayımlandı

22 Jun 2009

Daha önce burada duyurusunu yaptığım Roland Emmerich’in yeni filmi 2012‘nin yeni fragmanı yayımlandı. Filmin yeni fragmanından anladığımız kadarıyla epey büyük bütçeli, büyük bir felaket filmiyle karşılacağız. 2012 üzerine “marketing” stratejisini de oturtmaya çalışan Emmerich ve ekibinin, Insan Devamlığı Enstitüsü (http://www.instituteforhumancontinuity.org/) ve This is the End (http://www.thisistheend.com/)  adlı iki site üzerinden de “pazarlama” projesi devam ediyor. Filmin söylemek istediği (aslında uyarma amacı) bu şekliyle pazarlama tanrısına kurban edilmiş oluyor. Her ne kadar ekibin giriştiği bu kurnazca tavır filmin içeriğini gölgelese de yine de gösterime girdikten sonra fikir belirtmek doğru olacak..

Maya Takviminin 21 (veya 22 – 23) Aralık 2012′de sona erdiği iddiası (bu tarih üzerinde de tam bir anlaşma yok aslında “Ya 2012 Değilse?” ) Nibiru (Marduk) gezegenin bu tarihte bir kez daha gökyüzünde görüneceği, Manyetik alanların yer değiştirip büyük tektonik hareketlere yol açacağı iddiası ile güneşteki solar aktivitenin en yüksek seviyesine ulaşması gibi iddiaların hepsinin 2012′de birleşmesi ilginç. Bir de yaklaşan şeyin bir kıyametten çok bir “aydınlanma” olacağını söyleyenler de mevcut.. Şunun şurasında 3 yıl kaldı, hep birlikte göreceğiz :)

Twilight (Alacakaranlık) Vampirli Komedi Filmi

18 Jun 2009
Alacakaranlık

Alacakaranlık

Selamlar :) Uzun bir süredir yazmıyordum. Bugüne kısmetmiş, bu blogda her tür konuyu işleyebiliyorum bu güzel bir şey, bloğun bir konsepti yok adı üzerinde “Bir Takım Olaylar”

Bir arkadaşımız alışveriş merkezinde kazandığı iki kişilik sinema biletini bize hediye etti, kendisine teşekkür ediyoruz. Biz de acaba hangi filme gitsek diye düşündük, vizyonda “Terminator 4 Salvation” ve “Angels & Demons” filmleri oynuyordu, bu iki filmi de izlemiştik. Terminator 4 fena değil. Klasik olacak ama “Terminator 2 Judgement Day” serinin en güzel filmiydi, bu konuda ki fikrimiz değişmedi. Demek teknolojide, görsel efekte ne kadar ileri gidersen git, üzerine yazacağın senaryo afedersiniz “tırt” sa olmuyomuş, Christian Bale bile kurtaramıyormuş :P Dan Brown’ın “Da Vinci Code” romanından sonra yazdığı “Angels & Demons” da filme çekildi. İlk filmi de izlemiştik Tom Hanks amcamızı her iki filmde (ama özellikle ikinci filmde) başarılı bulduğumu söylemeliyim. Angels & Demons filmini tavsiye eder miyim? Yani boş zamanınız varsa iyi bir seyirlik olabilir bu sıcak havalarda, üstelik romanda ve filmde de yapılan bir takım ince göndermeler fena değil. :)

Gelelim asıl meselemize, vampir mitolojisini severim, özel bir ilgi duymam ama bazı teorilere göre, kutsal kitaplarda geçen ilk kardeş kanı dökme hikayesine dayandırılan Cain’in (Kabil) lanetlenmesi ve vampir mitolojisinin buraya dayandırılması ilgi çekicidir kabul edelim, bu da vampir ırkının insan türüyle eş zamanlı bu gezegende bulunduğunu gösterir. Bram Stoker’ın “Dracula” sı da kısmen dahil olmak üzere yeni vampirizm ; vampirlerin aristokrat/burjuva sınıfına dahil olduğunu, sanılanın aksine yeraltında değil de şatolarda, gothic ortamlarda bulunması, vampir türü ile burjuva sınıfı arasında “kan emicilik” üzerinden kurulan ilişki de en azından hoş bir saptamadır. Vampir filmleri arasında benim favorim -bir çok sinemaseverinde eminim favorisidir- “Interview with Vampire” filmidir. Biliyorsunuz Anne Rice‘ın bestseller kitabı “Vampire Chronicles” ın ilk kitabıdır. Neil Jordan tarafından yapılan sinema uyarlamasında da Tom Cruise ile Brad Pitt çok başarılı bir oyunculuk sergilemişti. Sonsuz yaşamın yarattığı sonsuz depresyon ve bunalım filmde mükemmel bir atmosferde işlenmişti.

Çağımızın ortaokul sonu lise başı genç kızlarını etkileme gayesi olduğuna filmi izleyince emin olduğum Stephenie Mayer’ın romanından uyarlanan bu “şey” e sinema demeye dilim varmıyor. Biletin bedava olması bile yeterli bir sebep olamayabilirdi, film boyunca üç dört kez “hadi çıkalım yaa” duygusunu tetikledi bizde. Bedava sirke baldan tatlıdır atasözünün her zaman geçerli olamayacağını da test etmiş bulunuyorum.  Filmdeki esas kız Bella’nın (Kristen Stewart) rahatsız edici oyunculuğu, sürekli titreyen kafası, yarım açık ağzı, kekelemesi beni benden aldı, karnıma ağrılar girdi. Ergen bunalımlı genç kız tribi buysa tüm sevdiklerimden uzak olsun :) Polo giyen, üstü açık arabalara binen, yüzü pudralı dudakları rujlu kolejli vampirler ise evlerden ırak :) Kitabı okumadım ama dediklerine göre Stephenie abla vampir klişelerini yıkmak istemiş, peki olmuş mu?? Güneşe çıkınca elmas gibi parlayan, dişleri olmayan, aynada yansıması görünen vampiri ne yapalım a dostlar? Sorarım size bu mudur klişe yıkmak? Esas kızın görür görmez “efsanevi” bir aşk duyduğu ve 13-15 yaş genç kızların ayılıp bayıldığı alnı anzer yaylası gibi geniş kutu suratlı vampir genç Edward? Hele o Edward? Ha benim Edward’ıma :) Yahu hiç mi yakışıklı genç görmedik a terbiyesizler.. Peki ya oyunculuk? Bu kadar kasıntılı, kötü bir oyunculuk görmedim, Allah’ım da bir daha göstermesin (amin) Vampirlere özgü gothic havayı ara ki bulasın. İnsan kanı içmeyip hayvan kanı ile beslenmeye vampir jargonunda “vejetaryenizm” denmesine hadi bişey demeyelim de. Sen 100 yaşındasın Edward, uyumuyorsun paso lise bitimişsin, e yazık bu ölümsüzlüğe vallaha yazık. Hala liseli tripleri ile nereye kadar Edward’ım hahahah sinirlerim bozuldu dostlar. Bella’nın ille de vampir olucam tribi filmin finalinde kanını içmeyi reddeden Edward’a “bir gün amacıma ulaşıcam” demesi… Kötü efektler, kötü görüntü yönetmenliği.. kötü oyunculuklar.. Bu film romantik vampir filmi değil olsa olsa Vampir Komedisi olur ki o bile olamamış

Sözün kısası arkadaşlar gitmeyin bu kadar açık diyorum. Hatta bana kalsa kararı size bile bırakmam..