Kaş – Kekova


Tatile Geldik Hacılar🙂

Bir sene önce zevcemle birlikte evlilik yıldönümümüzü Adrasan (Çavuşköy) de kutlamıştık. Bu sene Kaş’a gitmeye karar verdik. Tatil sezonu olduğu için uygun pansiyon bulmakta biraz zorlandığımızı söyleyebilirim. Hermes Pansiyon‘da yer ayarladık. Tatile gitmek isteyenler eğer internet üzerinden araştırma yapacaklarsa www.neredekal.com adlı siteye bakmalarını tavsiye ediyoruz.

Antalya’dan yaklaşık 2,5 saatlik bir yolun ardından, Finike-Demre-Kaş arası yorucu virajları da atlattıktan sonra tepenin ardından muhteşem manzarası ile Kaş görünüyor sakın şaşırmayın🙂 Biz önceden rezervasyonumuzu yaptırdığımız için Hermes Pansiyona doğru yola çıktık. Zaten gidecek olursanız siz de göreceksiniz, Kaş oldukça küçük, biraz hallice bir sahil kasabası gibi görünüyor.. ama gündüz! Hermes Pansiyonun adından etkilenipte içeride eski Yunan’dan, Mısır’dan konuşulduğunu, entelektüellerin toplanma yeri olduğunu zannetmeyin🙂 Apartmandan apartma bir pansiyon işte, fiyatı uygun hacı😉 temizlikte eh fena değil hani. Öğlen yerleştiğimiz için şöyle Kaş’ı bir gezelim diye düşündük. Küçük Ev adlı lokantada yemek yedik. Dışarı oldukça sıcak ve nemli olduğundan biraz dinlenip yüzmeye gidelim dedik.Yüzebileceğiniz 2 yer var Kaş’ta ; Birisi “Küçük Çakıl“, diğeri “Büyük Çakıl“.. Küçük Çakıl plajı hakikaten de çok küçük bir koy yanyana 3 kişi zor sığıyor😛 yok şaka, 4 kişi. Tamam tamam 10 kişi anca😉 suyu da hakikaten buz gibi. Yalnız plaja giden 2 yol var, artık şansınıza, aniden belir! efektiyle ortaya çıkıveren 150 kedi babası olduğu iddiasını taşıyan, büyük göbeği ile birisi beliriverebilir. İki şansınız var. Ya “Sorry, I can’t understand, I can’t speak Turkish” demeniz -eğer Göbek ingilizce bilmiyorsa- ya da üzerinize para almamanız. Eğer paranız varsa ve az buçuk bile ingilizce yoksa, 20 YTL gitti ben diyeyim size, elinizde plastik mavi bilezik ve bir nazar boncuğu ile kendinizi küçük çakılın serin suları önünde bulmanız kaçınılmaz olacaktır.

Old House Pub

O gece Old House adlı puba gittik, çınarın hemen altında, meydanda. Genelde latin, jazz tarzı müziklerin çalındığı hoş bir mekan. Gündüz ile Gece arasında acayip bir fark Kaş’ta, gündüz alelade bir yer, terkedilmiş bir kasaba gibi olan Kaş, gece bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Değişim hakikaten çok şaşırtıcı, ışık okyanusu içinde küçük meydanda, ara sokaklarda hayat cıvıl cıvıl oluyor. Bir çok bardan yükselen müziğin eşliğinde limandaki teknelerin, yakamozun oluşturduğu ahenk görülmeye değer.. Kaş gece çok güzel bir yer haline geliyor..

My Love and Me

Ertesi gün, madem geldik o halde neden Kekova‘ya gitmiyoruz diye sorduk kendimize, Parasailing, yamaç paraşütü (paragliding), ve aletli dalış (scuba diving) gibi aktiviteleri de var parası olana tabi (Broşürden Alıntı : “Kaş’ı Kalbimizde Dalsak da mı Saklasak, Dalmasak da mı Saklasak DALIŞ!” O anda ben ve eşim büyük travmanın kenarından döndük deyim siz anlayın) “Altı Camdan” (Glass Bottom) olan bir tekneyle saat 10 gibi Kaş Limanından ayrıldık. Bu bizim ilk tekne gezimiz, ilk tekne gezisine çıkacak olanlara uyarısı olan insanlardanız artık :)) Çay için!! Asla çay servisi yapanları reddetmeyin ASLA! ne zaman “Abi çay?” deyip tepsiyi uzatanda sen sakın ol “abi almayayım” deme! Yoksa 4 bardak içmişsen ödersin 3 bira 2 çay parası ansızın, o sebeple diyelim ki adam 10 sefer mi yaptı 10 seferde de alacaksın!! 4.’de “abi yeter” mi dedin yandın ey dost!! (10 bardak çay 3 biradan ucuzdur) :)) İşin şakası bir yana tekne yönetiminin 35 YTL’lik bilet parası yetmiyormuş gibi, bir de içerde ZORLA çay,meşrubat,bira “ittirme” çabasını anlayamadım. Neyse yaklaşık 8 saatlik (mesai gibi lan, ama eylenceli :P) mükemmel tur yaptık. Lahiti, Roma kalıntılarını, Kral mezarlarını gördük.. Meis’i, Kale Köyü (ada), Lahit adasını, Batık Kent’i gördük.. Tersane koyunda, Akvaryum koyunda, Karaloz koyunda, Burç koyunda yüzdük.. Yaklaşık 2500 yıl önce meydana gelen deprem sonucu Akdeniz’e gömülen şehirden geriye çok bişey kalmamış, çömlekler, sütunlar, araba lastikleri falan kalmış, evet evet araba lastikleri :))

Harry's Bar

Akşam Harry’s Bar’a gittik. Çünkü bir an kulaklarımıza “Zombiiee, Zombieee uaaah ooaaah” sesleri çalınınca Ahanda dedik, Rock Bar’ mı YOKSA!!! Tam olarak değil😉 Barın sahibi İrfan soft rock seven bir genç, sinevizyon eşliğinde bu tarz parçalar çalıyor. Küçük bir bar, Lonely Planet adlı sitede krokisi, adresi ve telefonu var : http://www.lonelyplanet.com/worldguide/turkey/kas/entertainment/1000449426 Eşime tam hadi kalkalım dediğim anda “Red Hot çalarsa kalalım mı?” demesi, ardından “Californication” parçasının çıkması!! Benim de “Kız para dileseydin ya lan” deyip hanzoluk etmem… :))) Velhasılkelam güzel bir günü sonlandırmak ve Osiris ile Horus arasında süregiden düşmanlığı irdelemek için pansiyonumuz Hermes’e gittik😛 Ayrıca rock müzik dinlemek isteyenler için Mavi Bar ve Sun Bar adlı yerler önerildi. Mavi’yi dışardan gördük, fena değil gibi duruyor, çalınan müzikler hard’n heavy ama gelenler tiki gibi🙂 Metallica’dan “Sad But True” duyduğumuzu düşündüğümüz Sun Bar’a gidemedik, çünkü yerini bulamadık :'((

Kaş, Küçük Çakıl

Tatilimizin 3. gününde sanki bana Kaş bitmiş gibi geldi, hani gezdik dolaştık eee?? İnternet cafe, gazete, yemek vs güneş batmaya yakın Büyük Çakıl’a gitmek için oyalandık. Güneş batmaya yakın gidelim dedim çünkü üstünüze afiyet beyaz tenimin büyük kısmı kırmızıya döndüğü ve acıdığı için efenim, öyle yapsak daha iyi olur diye düşündüm ben. Büyük Çakıl, plajımtrak tadıyla küçük çakıla göre hallice durumuyla sosyal bi alan. Ama ben Kaş yerli girişicimsinde ki aktifliğe hayran kaldım, daha Büyük Çakıl’a bismillah demişken arkamızdan “Hallo, Hallo, Heeyy” sesleri yankılandı vadide. “Yemek yersen, şezlonga para vermezsin, yemezsen paranı alırım” tadında ki, mecburen her iki anda da yolunacaksam madem ucuz olsun deyip, 2 kahve içip yırtma çabamız var ki o da takdire şayandı. Buradan okuyuculara sesleniyorum “Oğlum, iki adım yer hacı, yürüyün taksiye 600 metre için 10 YTL verip de tüm gün plajda “La Nooli, Nooldu Lan az önce” diye düşünmeyin” derim ben. Plajın olayı şu ; şimdi yer alabildiğine kaya, çakıl falan bir de baya tsunamsi dalgalar düşün, işte yüzemiyorsan bunun adı eğlence anladın mı.. Olayı bu Büyük Çakıl denen yerin (giremedim diye kıskanmadım!!) Akşam yürüdük tabi, insan deneyimleyerek öğrenen bi canlı.. Kaş yine olanca güzelliği ile önümüze çıkınca, İkimiz de durduk biraz, oturduk, canlılığı içimize çektik, insanları izledik, müzikleri dinledik.. Kaş gece çok güzel..

Kaş ;

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s