Twilight (Alacakaranlık) Vampirli Komedi Filmi


Alacakaranlık
Alacakaranlık

Selamlar 🙂 Uzun bir süredir yazmıyordum. Bugüne kısmetmiş, bu blogda her tür konuyu işleyebiliyorum bu güzel bir şey, bloğun bir konsepti yok adı üzerinde “Bir Takım Olaylar”

Bir arkadaşımız alışveriş merkezinde kazandığı iki kişilik sinema biletini bize hediye etti, kendisine teşekkür ediyoruz. Biz de acaba hangi filme gitsek diye düşündük, vizyonda “Terminator 4 Salvation” ve “Angels & Demons” filmleri oynuyordu, bu iki filmi de izlemiştik. Terminator 4 fena değil. Klasik olacak ama “Terminator 2 Judgement Day” serinin en güzel filmiydi, bu konuda ki fikrimiz değişmedi. Demek teknolojide, görsel efekte ne kadar ileri gidersen git, üzerine yazacağın senaryo afedersiniz “tırt” sa olmuyomuş, Christian Bale bile kurtaramıyormuş 😛 Dan Brown’ın “Da Vinci Code” romanından sonra yazdığı “Angels & Demons” da filme çekildi. İlk filmi de izlemiştik Tom Hanks amcamızı her iki filmde (ama özellikle ikinci filmde) başarılı bulduğumu söylemeliyim. Angels & Demons filmini tavsiye eder miyim? Yani boş zamanınız varsa iyi bir seyirlik olabilir bu sıcak havalarda, üstelik romanda ve filmde de yapılan bir takım ince göndermeler fena değil. 🙂

Gelelim asıl meselemize, vampir mitolojisini severim, özel bir ilgi duymam ama bazı teorilere göre, kutsal kitaplarda geçen ilk kardeş kanı dökme hikayesine dayandırılan Cain’in (Kabil) lanetlenmesi ve vampir mitolojisinin buraya dayandırılması ilgi çekicidir kabul edelim, bu da vampir ırkının insan türüyle eş zamanlı bu gezegende bulunduğunu gösterir. Bram Stoker’ın “Dracula” sı da kısmen dahil olmak üzere yeni vampirizm ; vampirlerin aristokrat/burjuva sınıfına dahil olduğunu, sanılanın aksine yeraltında değil de şatolarda, gothic ortamlarda bulunması, vampir türü ile burjuva sınıfı arasında “kan emicilik” üzerinden kurulan ilişki de en azından hoş bir saptamadır. Vampir filmleri arasında benim favorim -bir çok sinemaseverinde eminim favorisidir- “Interview with Vampire” filmidir. Biliyorsunuz Anne Rice‘ın bestseller kitabı “Vampire Chronicles” ın ilk kitabıdır. Neil Jordan tarafından yapılan sinema uyarlamasında da Tom Cruise ile Brad Pitt çok başarılı bir oyunculuk sergilemişti. Sonsuz yaşamın yarattığı sonsuz depresyon ve bunalım filmde mükemmel bir atmosferde işlenmişti.

Çağımızın ortaokul sonu lise başı genç kızlarını etkileme gayesi olduğuna filmi izleyince emin olduğum Stephenie Mayer’ın romanından uyarlanan bu “şey” e sinema demeye dilim varmıyor. Biletin bedava olması bile yeterli bir sebep olamayabilirdi, film boyunca üç dört kez “hadi çıkalım yaa” duygusunu tetikledi bizde. Bedava sirke baldan tatlıdır atasözünün her zaman geçerli olamayacağını da test etmiş bulunuyorum.  Filmdeki esas kız Bella’nın (Kristen Stewart) rahatsız edici oyunculuğu, sürekli titreyen kafası, yarım açık ağzı, kekelemesi beni benden aldı, karnıma ağrılar girdi. Ergen bunalımlı genç kız tribi buysa tüm sevdiklerimden uzak olsun 🙂 Polo giyen, üstü açık arabalara binen, yüzü pudralı dudakları rujlu kolejli vampirler ise evlerden ırak 🙂 Kitabı okumadım ama dediklerine göre Stephenie abla vampir klişelerini yıkmak istemiş, peki olmuş mu?? Güneşe çıkınca elmas gibi parlayan, dişleri olmayan, aynada yansıması görünen vampiri ne yapalım a dostlar? Sorarım size bu mudur klişe yıkmak? Esas kızın görür görmez “efsanevi” bir aşk duyduğu ve 13-15 yaş genç kızların ayılıp bayıldığı alnı anzer yaylası gibi geniş kutu suratlı vampir genç Edward? Hele o Edward? Ha benim Edward’ıma 🙂 Yahu hiç mi yakışıklı genç görmedik a terbiyesizler.. Peki ya oyunculuk? Bu kadar kasıntılı, kötü bir oyunculuk görmedim, Allah’ım da bir daha göstermesin (amin) Vampirlere özgü gothic havayı ara ki bulasın. İnsan kanı içmeyip hayvan kanı ile beslenmeye vampir jargonunda “vejetaryenizm” denmesine hadi bişey demeyelim de. Sen 100 yaşındasın Edward, uyumuyorsun paso lise bitimişsin, e yazık bu ölümsüzlüğe vallaha yazık. Hala liseli tripleri ile nereye kadar Edward’ım hahahah sinirlerim bozuldu dostlar. Bella’nın ille de vampir olucam tribi filmin finalinde kanını içmeyi reddeden Edward’a “bir gün amacıma ulaşıcam” demesi… Kötü efektler, kötü görüntü yönetmenliği.. kötü oyunculuklar.. Bu film romantik vampir filmi değil olsa olsa Vampir Komedisi olur ki o bile olamamış

Sözün kısası arkadaşlar gitmeyin bu kadar açık diyorum. Hatta bana kalsa kararı size bile bırakmam..

Reklamlar

Twilight (Alacakaranlık) Vampirli Komedi Filmi” üzerine 10 yorum

  1. naıs beğenmedin ya ewt belki 15 yaşında olblrm ama grçktn sn aşktan anlamıorsun bnce sprdi byldm ewt kristen ın oyunculuğu çirkindi ama roba ne diosun öel ayrıca o kristen steward değil kristen stewart sn ne anlarsın filmdne vahşi

  2. sevgili rose düzeltme için teşekkür ederim. Kristen’ın soyismini düzelttim 😉 ismini bilmiyorum o sebeple sana rose diyeceğim, yazıda önerdiğim filmleri izledin mi? Özellikle Vampirle Görüşmeyi öneririm. Ancak henüz 15 yaşında olduğun için anlayamayabilirsin.. 2-3 sene sonra muhtemelen anlayacaksın.. Ben senden yaklaşık 17 yaş daha büyüğüm 😀 o sebeple yorum yazarken lütfen daha nazik ol..

    sevgiyle kal

  3. 21. yy. ‘ ımızın en aptal en sacma filmi twiglight romantizim denilen o sacmalığı keske vampirlere bulastırmasalardı 😀

  4. Alışılmış bir vampir filmi değil,daha çok tutkulu aşk filmi gibi, Komiklikler var evet Edward ın ağaçtan ağaca atlayıp işte burdayım şimdide burdayım eveet şimdi burdayım tarzı komikti…Onun dışında bence bakışlar güzeldi…Vampirle Görüşme filmi ile Alacakaranlık çok çok farklılar…
    Vampir hayranları için yine de izlenmeğe değer…Yeni ay filmi için Kasımı bekliyorum…Eminim daha dikkatli bir çekim ve düzgün senaryo olacaktır…

  5. Abi Eline saglik ya hislerime tercuman olmuş yazınız. =)Bu aptal ergenler yüzünden film sektoru karışıyo ne filmler hakettigini alabiliyo nede yıldızlar =) bu arada film çekilmeden önce edwardı kızlar begenmiyodu kendisinin sözü bu =)

  6. ilk film güzel değildi yer yer güldük spiderman tarzı ağaçtan ağaca tırmanışı eski türk filmleri havası falan ama kitabını okuyanlar daha çok seviyor filmi okumadan sevenlere anlam veremem zaten bi de kızlar rob u değil edward karakterini beğeniyor kitapta anlatıldığı şekilde ne yazık ki filmdeki karakterler kişilerin üstünde kimlik olarak kalıyor bu bi nevi nuri alcoyu sokakta görenlerin onu dövmeye kalkması gibi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s