OS X Yosemite Public Beta 1 İzlenimlerim


Selamlar, bir süre önce MacBook Pro aldığımı ve Mavericks ile ilgili izlenimlerimi yazmıştım. Bu yazıdan bir önceki yazımda da OS X Yosemite Beta Programına kaydolduğumla ilgiliydi. Bugün güzel haber geldi ve OS X Yosemite Birinci Beta için indirme kodu e-posta adresime geldi.

Öncelikle hali hazırda çalışan bir Mavericks veya daha eski sürümünüz varsa KESİNLİKLE yükseltme yapmayın. Yapılacak en güzel iş, mevcut diski Disk İzlenceleri ile bölüntülemek bunun içinse 25GB’lık bir alan yeterli olacak. OSXDaily sayfasında güzel bir makale mevcut : http://osxdaily.com/2014/06/05/install-os-x-yosemite-separate-partition/ Bu sayfayı okuyun, zaten çok kolay olduğunu göreceksiniz. Elbette bu işlemin öncesinde muhakkak Time Machine ile yedeğinizi alın.

Gelelim OS X Yosemite’ye. İlk “developer preview” duyurulduğunda indirip kurmuş ve 15 dakika dayanamadan OSX Mavericks’e Time Machine yedeği ile oldukça zahmetli şekilde dönmüştüm. Linux kullanıcılarının anlayacağı şekilde söylersem “1.Alpha sürüm” gibiydi. Bugüne dek 4 developer sürüm yayımlandı ve dün de Public Beta 1 yani Halka açık 1. beta duyuruldu. Tabi bu beta sürüme OS X Beta Programa kayıt olan ilk 1 milyon kişi ulaşabiliyordu.

25GB’lık bölüntülediğim alana Mac App Store’dan indirdiğim betayı kurdum, oldukça hızlı yükledi. Aşağıda ekran görüntüleri durumu daha iyi özetleyecektir.

Ekran Resmi 2014-07-25 22.24.31 Ekran Resmi 2014-07-25 22.09.59 Ekran Resmi 2014-07-25 22.09.17 Ekran Resmi 2014-07-25 22.08.46 Ekran Resmi 2014-07-25 22.07.29 Ekran Resmi 2014-07-25 22.05.14

Reklamlar

Android için Hotmail Ayarları


Android’li telefonumuz var ve hotmail hesabımız varsa bir türlü hotmail ayarlarını yapamıyorduk değil mi? Artık yapabiliyoruz. Ben telefonum Galaxy Fit üzerinde denedim ve çalışıyor. Ayrıca bir kaç ekran görüntüsü de koyacağım. Şöyle ;

* Ayarlardan E-Posta’ya giriyoruz eğer daha önce e-posta tanımlamışsanız ki ben tanımladım, hesap ayarları menüsünde “Hesap Ekle” seçeneğini seçiyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken şey kurulumu Manuel olarak yapmak, ileri tuşuna basmayın.

* Exchange ayarlarını seçiyoruz ve devam ediyouz ;
* Username kısmına : mail adresimizi tam yazıyoruz yani xyz@hotmail.com şeklinde.
* Şifre : Şifrenizi girin.
* Server : m.hotmail.com
* Use Secure Connenction (SSL) işaretli olacak.

Tüm bunlar tamamsa, ilerle tuşuna basıp kurulmasını bekleyebiliriz.. Telefonumdan ekran görüntüleri şöyle ;

KDE 4.6 ve Kubuntu


KDE 4.6

Emektar bir laptopım var Lenovo 3000 N200, nazarlardan saklasın Allah, 4 yıldır tık demeden benim türlü türlü Linux denemelerime maruz kaldı ve beni hiç üzmedi, canım benim 😀 Uzun bir zamandır Ubuntu kullanıyorum ve GNOME fanatiğiyim. GNOME3 ve Ubuntu’nun yeni versiyonunda (11.04 Natty Narwhal) Unity arayüzü beni epey korkuttu aslında. Gerçi Ubuntu henüz Unity arayüzünde Alfa 3 aşamasında ve her geçen gün daha stabil olduğu yolunda haberleri takip ediyorum. (OMG! Ubuntu! ve WebUpd8 sitelerinden)

KDE aslında ilk göz ağrılarımdan Ubuntu’nun Dapper Drake (6.06) sürümünden sonra Kubuntu 7.04 ile KDE denemelerim olmuştu.. KDE oldukça cafcaflı olmasına karşın nedense ve niyeyse (evet niye ki? :D) Windows’a benzettiğimden soğuk duruyordum. Üstelik bu kuruntumun hiç bir geçerli elle tutulur bir sebebi ve delili yok, evet Gnome’da üst paneli ile Mac OS X’e benziyor diyebilirsin, bunu sonra tartışırız.. Her neyse dediğim gibi GNOME 3 ve Unity arayüzünden tırsı geldiğinden, Lenovo’mda her daim boş tuttuğum 40 GB’lık alana gün doğdu ve bir hışımla Kubuntu 10.10 Maverick Meerkat kuruverdim.
Şöyle söyleyeyim, güncel olma delisi olduğumdan genellikle stabil olmayan depoları ekler derdime dert eklerim, Alfa sürümleri kurar, ter içinde uzun geceler geçiririm.. elimde değil.. Kubuntu’da da öyle yaptım. Varsayılan olarak KDE 4.6 gelmiyor Kubuntu’da ve ben hemen
sudo add-apt-repository ppa:kubuntu-ppa/backports
sudo apt-get update

komutları ile sürekli güncellenen KDE 4.6 deposunu ekledim sistemime iyi de yapmışım çünkü harika bir arayüz bana hoşgeldin dedi.. Tavsiye ederim.

Peki bu uzun ayrılık sonrası KDE’de neler yeni? Bir kere Rekonq adında harika bir internet tarayıcısı var ki, GNOME bu konuda fersah fersah geride (Epiphany sözüm sana!) Rekonq, webkit motoru üzerine inşaa edilmiş, Safari gibi, arayüzü firefox, safari ve google chrome karışımı gibi ve oldukça hızlı, tüm denemelerime rağmen çöktüğü bir sayfaya rastlamadım. Bu konuda KDE oldukça iyi bir yolda. Hele logosu süper bakın ;

Rekonq Web Browser.. Hele hele

Bildirim Alanı ve Plasma gösterge bölümleri değişmiş daha şık ve işlevsel olmuş. Resimler konuşsun ;


Şirket Seni Takip Ediyor!


Facebook, Twitter, Blogspot, Friendfeed vs. tüm sosyal medya hesaplarınız şirketler tarafından özel yazılımlarla takip ediliyor ve markaların adının geçtiği yerlerde şirket hesabıyla veya özel kişiler adına açılmış gizli hesaplarla yazı ve yorumlara müdahale ediliyor. Bu şekilde markaların kamusal imajının düzeltilmesi ve satışlarının arttırılması sağlanıyor. Eğer siz de bu ikonu sosyal medya hesabınıza koymak isterseniz, ikonun üzerine tıklayarak indirebilirsiniz.

Kaynak : http://icmihrak.blogspot.com/

Karakulak (Caracal Caracal) Antalya’da Görüntülendi.


Dünyada soyu tükenmekte olan 120 memeli arasında yer alan kedigiller familyasından “Karakulak”, 13 yıl sonra hem gündüz hem gece görüntülendi.

Türkiye’de, Ege ve Akdeniz’de çam ormanları arasında yaşadığı bilinen Karakulak, Türkiye’de ilk defa doğal ortamında 1997 yılında görüntülendi. Atlas Dergisi’nden Batur Avgan ile Ali Murat Atay, Antalya’daki Güllük Dağı Milli Parkı’nda 1993-1997 yılları arasında yabani kediler üzerine yaptıkları arazi çalışmasının son aşamasında bu hayvanı görüntülemeyi başarmıştı.

Video Görüntüsü ; http://video.ntvmsnbc.com/?497624#v063042040156040079120046128112081045016173193195

Araziye yerleştirilen 5 fotoğraf makinesinden (fotokapan) Avgan ve Atay’ın kamp kurdukları noktaya en yakın yerde olan 3 numaralı kapan, “Karakulak”ı görüntüledi.

Bundan 12 yıl sonra ise karakulak, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğrencileri Anıl Soyutürk ve Alper Ertürk tarafından proje çalışmaları esnasında görüntülenebildi.

Geçen yılın Haziran ayında 2 öğrenci, yine fotokapanla gündüz saatlerinde görüntülemeyi başardı.

İsviçre Bern Üniversitesi Ekoloji Bölümü’nde yüksek lisans yapan ve ‘Karakulakların Habitat Seçimi, Beslenme Ekolojileri ve İnsanla Olası Çatışmaları’ konusu üzerine bitirme tezi hazırlayan Avgan, Termessos Milli Parkı ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın yeraldığı 400 kilometrekarelik alanda 2008 yılı Eylül ayında yeniden çalışmalara başladı.

Önümüzdeki Aralık ayına kadar sürecek araştırmaya ABD’de yaban kedileri üzerine ekolojik çalışmaları destekleyen Panthera Vakfı, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü ve Düzlerçamı Yaban Hayatı Geliştirme ekipleri de destek verdi.

13 VE 14 ŞUBAT’TA
Avgan, ormanlık alanın 24 noktasına 24 fotokapan kurdu. Günler süren bekleyiş ardından, fotokapanlardan biri 13 Şubat 2010 tarihinde karabulağı gündüz saat 12.31’de görüntüledi. Çalışmalar sürerken ikinci görüntüleme 14 Mart 2010 tarihinde bu kez saat 22.24’te yapıldı.

Daha çok düzlüklerde yaşadığı bilinen Karakulak, Türkiye’de ilk defa 1050 metre rakımda hem gece hem de gündüz fotoğraflandı.

13 yıl aradan sonra ilk kez görüntüleyen Avgan, şöyle dedi:

“Geceleri avlanır ve doğada da çok iyi gizlendikleri için vahşi yaşamda görebilmek çok zordur. Düzlerçamı bölgesindeki araştırmamızda birine ait saha büyüklüğünün 5 kilometrekare olduğunu düşünüyoruz. Bu çok büyük bir alan ve o alanda sadece 1 tane bulunan ve çok iyi gizlenen bu hayvanı görüntülemek de çok zordur. Bir aylık süre içerisinde farklı bölgelerde kurulan fotokapanlardan biri ile gündüz, bir diğeriyle de gece görüntüledik.”

12 YOL BELİRLEDİ
Avgan, Düzlerçamı Ormanı’nda bölgedeki köylülerin de bilmediği ve “Karakulak”ların kullandığını tahmin ettiği 12 yol tespit ettiğini ve her gün bu yollardan birinde 3 kilometreyi bulan gidiş ve dönüşlü yürüyüş yaptığını söyledi.

Bu yürüyüşün çok yavaş olduğunu ve “Karakulak”a ait dışkı topladığını belirten Avgan, “Genetik olarak dünyada ilk defa dışkısından hareket edilerek bu türün nelerle beslendiği, habitatı gibi bilimsel verilere ulaşacağız. Bugüne kadarki incelemelerimizde tavşan, keklik, üveyik ve çobanaldatan gibi yer kuşları ile beslendiğini tahmin ediyoruz. Çalışmalarımız Aralık ayına kadar sürecek” dedi.

ADINI TÜRKLER KOYDU
Tamamen farklı bir tür olan “Karakulak” adını, kulaklarının kenarındaki siyah çizgilerden esinlenerek Orta Asya’da Türkler koydu. Karakulakın Latince adı da bu nedenle “Caracal Caracal” olarak benimsendi.

Ortalama ağırlığı 7-9 kilo arasında değişen karakulakların yalnız yaşadıkları biliniyor. Geceleri avlandığı ve doğada çok iyi gizlenebildiği için vahşi yaşamda görebilmek çok zor olan karakulaklar, küçük kemirgenler olan tavşan, tarla faresi ve sincap, nadir olarak da meyve ile besleniyor. Son derece atik olduğu bilinen hayvan, bir kuşu havalanmak üzereyken yakalayabiliyor.